24

KASIM

Düşünmeden Yorumlamak

Bildiğiniz bazı şeylerin, belki de her şeyin, doğruluğundan tamamen emin misiniz, sevgili dostlar?

“Ali Baba ve Kırk Haramiler”de işte, harami başı var bir de yardımcısı Emin var. Çocukluğumda hatırladığım, harami başı sorardı bazen:

“Emin misin, ya Emin?”

O da “Eminim ya efendi!” derdi.

Çocukken bizi güldüren bu espri, bir ikilik taşıyor. Bir anlamı, adım Emin onu mu söylüyor yoksa konudan mı emin. Günlük yaşamda biz de acaba o Emin gibi acaba her şeyden emin olduğumuzu mu söylüyoruz? Büyük gruplara sohbetlerde sorduğum zaman, “Türk hamamı ve kurna, Türk kültürü buluşu mudur?” diye sorduğumda, herkes evet diyor. Adı üstünde Türk hamamı ve kurna…

Peki, diyorum o zaman; Arşimed, özgül ağırlık formülünü -“Evreka!” diyerek hamamdan fırladığı olayda- Türk hamamında mı buldu? İki bin seneden daha eski bir zamanda buldu.

Roma hamamında buldu.Şimdi bunu söyleyince; “Hocam; kurna, peştamal, hamam da mı Yunanlılar’a gitti?” demeyelim. Gitsin, bir şey olmaz. Batı kültürünün de, Yunan kültürünün de, Türk kültürünün de pek çok zenginliği vardır.

Bir hamam yer değiştirmekle kıyamet kopmaz. Roma hamamımın, Bizans hamamımın devamı -belki biraz daha gelişmiş şekli olabilir- Türk hamamı vardır.

Olayları iyi düşünmeden, dönüşünü düşünmeden yorumluyoruz. Belki biraz daha dikkat edebiliriz.