21

KASIM

Empati "Bir Küçük Serçe"

Pertev Naili Boratav Hoca’nın derlediği Türk masallardan birisi… Gök gürlediği zaman bir serçe çok korkuyormuş. Sırt üstü yatıp ayaklarını havaya kaldırıyormuş.

“Niye öyle yapıyorsun? derlermiş.

“E, gök devrilirse tutayım diye…”

“Sen tutamazsın.” demişler.

Bu serçe diyormuş ki:

“Ne zaman gök gürlese, yüreğimde kırk kantar yağım eriyor.”

Bir gün biri ona demiş ki, “Yahu, sen kendin topu topu 3 dirhem gelmezsin; senin yüreğinde kırk kantar yağ ne gezer?”

Serçe de ona demiş ki:

“Ey” demiş, “Siz dışarıdan anlamazsınız. Herkesin kantarı, dirhemi kendine göre.”

Galiba, burada serçe empatiyi tanımlamış. Dışarıdan bakınca ne var bunda, iğneden korkacak ne var dersiniz çocuğa. Ya da köpekten korkana, “Yok yok ısırmaz.” diyorlar. Ama o korkuyor.

Karşımızdakinin duygularını, düşüncelerini doğru kavramak, hissetmek, anlamak, empati kurmak gerekiyor. Serçe ile empati kurmak gerekiyor. Biz dışarıdan her zaman anlamayabiliriz.